En Son Dakka - Haberin Dakika Daika Mekezi - 24 Nisan 2019, Çarşamba

ZORLUOĞLU’NU TEBRİK EDİYORUM

16 Nisan 2019
4 kez görüntülendi

ZORLUOĞLU’NU TEBRİK EDİYORUM

Bir laf vardır ”Ya bizdensindir ya da değilsin”. Trabzon’a gelen her belediye başkanına bu cümle hatırlatılır ve onlarda uymak zorunda kalır. Ya bu kervana uyacaksınız ya da kelleniz gidecek ama atlanılan bir gerçek var ki, uyanında kellesinin gittiği.

Bu anlamda Murat Zorluoğlu’nu tebrik ediyorum. Laçkalaşmış belediyeyi adam etme yolunda sağlam adımlar atıyor. Benim dediğim olur, ben şunun adamıyım, benim arkamda şu var diyen hiç kimseyi affetmiyor. Kim ki kamuoyu nezdinde sevilmemiş, kim ki liyakat sahibi değil hemen görevinden alıyor. “Ya işinizi yapacaksınız ya da çekip gideceksiniz” mesajını veriyor. Doğrusu da bu.

Başıma gelen bir hikayeyi sizinle paylaşayım; Günlerden bir gün belediyeye işim düşmüştü. En üst katta numarataj servisinden adres kaydı alacaktım ki karşılaştığım bir manzara beni şok etmişti. Çalışanlar bir araya gelmiş horon tepiyorlardı.Kimi odaların camları kapalı bayanlar içeride gün yapıyorlardı  Sordum, biri O.F.G’nin akrabası, diğeri Akkaya’nın yakını, Kınalı’nın yakını Çolak’ın akrabası oh be  diğeri İşkur mişkur demişlerdi. Halay başı olmak istemiştim fakat kendime yakıştıramamıştım.

Bu örneklerden sadece bir tanesi. Zorluoğlu gelene dek belediyede kimseye dokunamıyordunuz. Ödünüz kopuyordu çünkü her biri, birilerinin adamıydı. Dıdısının dıdısı işi bağlıyordu.

Şimdi bir başka kehanet dolaşıyor etrafta, diyorlar ki O.F.G.’nin göreve getirip allayıp pulladığı insanlar onu Zorluoğlu’na kötülüyorlarmış. Buraya bir emoji koymak isterdim. Bu kişiler ya kendilerini çok akıllı zannediyorlar ya da Zorluoğlu’nun alnında enayi yazısını görüyorlar. O gitti; bu geldi, yaşasın yeni padişah! Biz bu kişilere görevin değil dönemin adamları diyoruz.

Bu anlamda Zorluoğlu’nun ilk hamlelerini çok beğendim, devamının da gelmesini bekliyoruz. En tepeden; en aşağıya kadar dokunmadık kimse bırakmamalı ve de geç kalmamalı. Çünkü bu kent O.F.G ve onun ekibinden çok çekti, daha fazlasını kaldıramaz.

Metal yorgunluğu deniyor ya, bence (halk ağzıyla) lay lay yorgunluğu var. Şımarıklık, ukalalık, hor görme diz boyuydu belediyede. Tepeden tırnağa hatalarla dolu bir kurumdu. Yazık, 10 senesi böyle geçti gitti.

En yukarıdan en aşağıya demiştim ya, şimdi bu kişiler yerlerini korumak için torpil arayışındalardır. Hepsini bir korku almıştır, hatta tavan yapmıştır.

Dokun Zorluoğlu dokun, dokun ki görevin ne kadar Zorlu olduğunu anlasınlar, dokun ki milletin omuzlarına yüklediği misyonun ehemmiyetini kavrasınlar, dokun ki bu devranın hep böyle devam etmeyeceğini, şehvet değil hizmet sektöründe olduklarını farketsinler.

Sadece bu kadarla da kalsa neyse, ben sadece özet geçtim ama açmamı isterseniz ilave 3 madde daha ekleyebilirim. Zaten devamını herkes biliyor. Burası Trabzon, gizli saklı kalmaz.

Bakın Ulaşım Dairesi Başkanlığının vahimliğine.. Bir gün Akçaabat’a gidecektim. Durakta otobüs bekliyordum. Önümden körüklü bir Yomra otobüsü geçti. Ardından Akçaabat geldi. Küçük bir otobüstü ve tıkış tıkış olmuş halde yolculuk yaptık. Tabi Yomra O.F.G.’den torpilliydi. Küçükte olsa yöresiydi Yomra, o hatta değil de hattına en kalabalık nüfusu olan Akçaabat hattına mı körüklü koyacaktı.

Şoförlere ise bir şey sorulamıyor. Hemen sert bir sesle karşılaşıyorsunuz, doğru düzgün bir açıklama yok. Geliş-gidiş saatleri karmakarışık. Bir sistem kurmuşlar evlere şenlik. Sistemde otobüs gözüküyor fakat karşımız da yok.

Hele o üniversite sınav günleri yok mu, talebeler duraklarda maç kuyruğu gibi bekliyor. Bir kişi de çıkıp “Yahu bugün sınav var, şu çocuklar için otobüslere özel ayar çekelim” demiyor.

Kültür Dairesi Başkanlığı’nın ise yapmış olduğu faaliyetlerden daha çok kişiler yapıyor. Sanatçı tayfasının çoğunu onlar getiriyor. Organizasyonlarının altında o kişilerin imzası var. Ha, kişiler dediysem de, belediye çalışanları değiller, sen-ben-o..

Kültür ise sadece Asım Aykan döneminde kurulan mehter takımı ile 15 temmuz organizasyonun da boy gösterdi. Bu arada birçok AK Parti Belediyesi’nin senfoni, Türk Sanat Müziği vb. orkestraları olduğunu da hatırlatalım.

Kısacası kültür kültürsüzlükten yıkılıyor. 10 yılda bir faaliyetlerini görmedik. Hani sanat şehriyiz ya, hatırlatayım dedim.

Birde o rezil dershanelerİ yok mu, berbat ötesi şeyler. Ne oldukları belli değil. Bu konuda Ortahisar Belediyesi’ninkilerini beğendim. Onlar önemsemişler.

O gün başkanın basın toplantısı var. Koridorlarda bekliyorlruz. Makamının önünde bir güvenlik görevlisi gelen bir kadına “Yav yine mi sen geldin tiyze ya(!)” diye tavır koydu. Sanki güvenlik görevlisi değil de belediye başkanıymış gibi bir hava bir hava. Bu ne cüret?

Çocuğa sordum, “Abi haftada bir burada, bıktık” diye cevap verdi. Vay benim belediyem, benim halkım güvenlik görevlisini bile bıktırmış.

Suçu O.F.G.’ye atabiliriz ancak bu kolay olur. Daire başkanları, müdürler O.F.G.’nin önüne bir proje koydu da o mu yapmadı?

Bu yazımla Zorluoğlu’nu uyardım. Dedim ki bunlar proje adamı değil, kelle avcısıdır.

Aman dikkat Zorluoğlu, aman dikkat!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.