En Son Dakka Haberler -

TOPLUMA YÖN VERMESİ BEKLENENLER O TOPLUMUN EN CAHİLLERİ OLURSA…

TOPLUMA YÖN VERMESİ BEKLENENLER O TOPLUMUN EN CAHİLLERİ OLURSA…
  • 13.10.2019

Gazetecilerden bahsediyorum. Hem toplumu yönlendireceksiniz hem de hiçbir araştırma yapmayacak, sorgulamayacak, duyduğunuzu yazacak, kitleleri yönlendireceksiniz. Yok böyle bir şey.

Bunu bazı somut örneklerle açıklığa kavuşturalım.

Uzun yıllara dayanan tecrübemizle yapıyoruz bunu.

Bir gazeteci, hiç araştırmadan haber yapar, sonra da işin doğrusu ortaya çıkınca, “ben de haberi yayımladıktan sonra doğrusunu öğrendim” diyebilir mi?

KTÜ, bölünüp ikinci üniversite açılacağı zaman ismi üzerinde bir takım söylentiler yayıldığında, “Kesinlikle Recep Tayyip Erdoğan” olur diyen ve 80 km. ötedeki Rize’de bu adla bir üniversite olduğunu ve değil Türkiye’de dünyanın hiçbir yerinde aynı adla ikinci bir üniversitenin olmadığını bilmeyen gazetecilerle(!) aynı havayı soluyoruz.

Yine Trabzon büyükşehir olduğunda “Fatih” adıyla ikinci bir ilçenin kurulması gerektiğini söyleyebilen, büyükşehirler arasında en küçüklerinden olan Trabzon’un nüfusuna göre ikinci bir ilçenin kurulamayacağını dahi bilmeyenlerle aynı şehirde, aynı mesleği icra ediyoruz.

Geçmişte, F Tipi Cezaevlerinin mucidi olarak bilinen ve aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ daha terör örgütlerinin ölüm listesinde yer alan zamanın Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’e, “F Tipi Cezaevleri, yani koğuş tipi cezaevleri” diye başlayan bir cümle ile bilgiçlik tasladığını sanan bir gazetecinin sorusuna, “Öncelikle F Tipi cezaevleri, koğuş tipi değil aksine hücre tipi cezaevleridir” diye başlayıp bir güzel haşlanan gazeteciler de bu şehirden çıktı maalesef…

Ancak halen çok beğendiğim, yazılarında derinlik bulduğum, ayrıca imla kurallarına riayet eden onlarca meslektaşımız da yine bu şehirde kalem oynatmaktadır. Onların yaptığı, araştırarak yazmaktır. Ve bu iş bu kadar basittir. Araştırmak, araştırmak…

Trabzon’da yeni kurulan ve bizim de içinde bulunduğumuz “Ortahisar Gazeteciler Derneği’nin kurucuları ve asil üyelerinin mevcut Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin tüzüğündeki bir madde yüzünden üyelikten çıkarılacaklarını, bunu Başkan Ersen Küçük’ün affetmeyeceğini yazan gazeteciler, bu şehrin sokaklarında gezip haberler yapıyor ve insanları yönlendiriyor. Oysa o o sözü edilen, Üyelikten Çıkarılmayı düzenleyen 5’inci maddenin g fıkrasıdır ve şöyledir: “Aynı merkezde aynı amaçla kurulan bir derneğe kurucu üye ya da asil üye olmak”

Buna göre, yeni kurulan Ortahisar Gazeteciler Derneği, Trabzon’un Büyükşehir olması hasebiyle aynı merkezde değil, Ortahisar ilçesindedir. Tıpkı, Of’ta ve Vakfıkebir’de kurulu bulunan Gazeteciler Dernekleri gibi.Zira Ortahisar’ın hem Kaymakamı hem de Büyükşehir’den farklı bir Belediye Başkanı vardır.

Kaldı ki bizim, mevcut cemiyetin üyeliğinden çıkarılma veya oradan ayrılma diye bir kaygımız hiç yoktur. Şahsen benim yoktur. Zira 23 yıl önceden başlayarak çeşitli dönemlerde yönetiminde bulunduğum Cemiyetimizin, önemli projelerini bendenizin yaptığını hala iddia etmekteyim. Buna rağmen, bu cemiyette hiçbir şekilde kabul gördüğümü düşünmemekteyim. 2014 yılında, her şeyiyle bana ait olan ve sadece fikri merhum Turgut Özdemir’den çıkan “Trabzon Basın Tarihi Belgeseli”nden, cebimden harcadığım ve faturaların karşılığı, kaynağı sağlayan DOKA’den alındığı halde bana ödenmeyen 10.000 TL vardır. Bu rakam, 2014’ün rakamıdır. Pek çoğunuzun bilmediği bir gerçeği de burada zikretmem gerek. Belgeseli yaptığımız halde, bir kısmı bizden, çoğunluğu ise DOKA’dan kaynaklanan hatalar yüzünden belgesel için öngörülen paranın yarısı kesilmek durumunda kalınca, bu kez fikri DOKA’dan çıkan, yapımı tamamen bendeniz tarafından gerçekleştirilen Türkçe ve İngilizce bir kısa film daha yapıp, kalan alacağımızı bu şekilde tahsil edebilmiştik. O para da cemiyetin kasasına girdi ve yine bana bir ödeme yapılmadı.

Yönetim kurullarına girmek fikri hiçbir zaman benden çıkmadı. Zira o zamanlar çalıştığım kurumda bulunan 50’ye yakın üyenin oylarını alabilmek ve kendi yönüne küremek için beni yönetimlere alma gereği duyuldu. Bendeniz de arkadaşlarımla yaptığım istişareler sonucu bu yönetimlerde yer aldım. O beklenen destekleri de, kendi mesai arkadaşlarım bize fazlasıyla verdiler. Kendilerine buradan bir kez daha teşekkür ederim. Bir kez de kendi isteğimle bu kez Başkan’lığa aday oldum; boyumun ölçüsü aldım. Daha doğrusu çeşitli mahfillerde ötekileştirilerek bertaraf edildim.

Birkaç gündür Trabzon Basınında o kadar çok yazılmaya başlandı ki, bu manifestom, bunlara cevap niteliğindedir ve sorumluğu yalnızca bana aittir. Hiçbir kişi veya kurumla polemiğe girmeyeceğim. Sadece gerçekleri açıklayacağım.

Meslektaşlarımız, zaman zaman kitaplar yazmaktadır ki bu takdir edilmesi gereken bir durumdur. Bu yazılan eserlere Cemiyetimiz çeşitli katkılar sunmakta, belirli sayıda da satın alıp dağıtmaktadır. Bendeniz de Ocak ayında TRT TRT OLALI adlı bir kitap çıkardım. Bu kitabım için henüz bir satın almanın gerçekleşmediğini belirtmek durumundayım. Üstelik yönetim kurulu üyesi bir arkadaşımızın, benim eserimden belirli miktarda satın alınıp, dereceye giren gazetecilere dağıtılması fikrini söyleyip olur aldığı halde…

Bir serzenişimi daha yazıp bitireceğim. Yayımlamak istediği bir kitabın bütün masraflarını, ismini vermek istemediğim bir sivil toplum kuruluşumuza yıkan bir meslektaşımıza rağmen o ve benzeri diğer kurumlarımıza bir tane dahi kitap verememiş olmam da, benim gerçekten “öteki” olduğumun kanıtıdır. Bilmem anlatabiliyor muyum?

Bu eylemimizi, bizi, zaten öteki olduğumuz Trabzon Gazeteciler Cemiyeti üyeliğinden çıkarmak suretiyle fena halde cezalandıracak olanlara bir önerim var.

Tüzüğünüzde, bizim eylemimize uyan çıkarılma’yı gerçekleştirecek Balotaj Kurulunuz, iki seçim dönemidir yoktur.

Bir kardeş kuruluş olarak kurulduğumuzu söylememize, iddia etmemize rağmen bizi çıkaracaksanız, lütfen “Tüzük Tadili”ne gidiniz. Yoksa mevcut haliyle zor…

Şunu bilir şunu söyleriz: İnsanoğlu hatadan hali değildir. Hepimizin hataları olabilir ve vardır da. Bu hataları ile insanı sevmek erdemdir. Biz insanları böyle seviyoruz. Biliyoruz ki, “Hatasız dost arayan dostsuz kalır”

Bütün bu gerçeklere rağmen bize çamur atacaklara cevap hakkımızın saklı olduğunu da bildirirm.

Muhabbetle Efendim!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ