En Son Dakka - Haberin Dakika Daika Mekezi - 15 Eylül 2019, Pazar

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE VE KADIN CİNAYETLERİNE HAYIR!

11 Eylül 2019
12 kez görüntülendi

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE VE KADIN CİNAYETLERİNE HAYIR!

En son Tuba Erkal ve Emine Bulut yine şiddete meyilli erkekler tarafından öldürüldüler. Kadına karşı şiddet; bir insan hakları ihlali ve suçtur.

Hem yasada hem de yasaların uygulanmasında kadınlara karşı ayrımcılığın ve kadınlarla erkekler arasında süregelen eşitsizliklerin bir sonucudur.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini daha da derinleştirerek kadınların güçlenmesini, barış içinde güvenli ve sağlıklı yaşamalarını engeller.

Türkiye 2011 yılında imzalayıp 2014 yılında yürürlüğe koyduğu “Kadına Yönelik Şiddet Ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi –İstanbul Sözleşmesi” gereği kadınları korumak ve şiddeti önlemek üzere her türlü önlemi almak ve düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür.

İstatistiklere göre 2015-2018 yılları arasında toplam 1559 kadın öldürüldü. Bugün 2019 yılına ait istatistikler Kadına Yönelik Şiddetin azalmadan sürdüğünü, hatta olağanlaştığını, yılın ilk 8 ayında 221 kadının şiddet gösteren erkekler tarafından öldürüldüğünü söylüyor.

Yine resmi rakamlar, son 7 yılda kadın cinayetlerindeki % 1400 artışa işaret etmekte. Bu resmi kayıtların dışında birçok kadının intihara zorlanarak öldürüldüğünü de biliyoruz.

Kadınlar ayrılmak istedikleri, tuzluğu uzatmadıkları, sık banyo yaptıkları, yemeği zamanında yetiştiremedikleri, evden izinsiz çıktıkları için; şimdiki ya da eski kocaları, abi, baba, sevgilileri tarafından öldürülüyorlar.

Medya kadın cinayeti haberlerini magazinleştiriyor, katil erkekleri mazur gösterecek biçimde haberleştiriyor, kadınlara yönelik şiddeti ve cinayeti meşrulaştırıyor. Kadınlara yönelik cinayetler katliam boyutlarına ulaşmışken bu konuda alınan önlemler ve yaptırımlar son derece yetersiz. Katiller yargıdan haksız tahrik indirimi alarak çok az cezalarla kurtuluyorlar ve öldürmek için cesaret buluyorlar.

Devlet kadın cinayetlerine yönelik bir acil eylem planını mutlaka hayata geçirmelidir. Başta Başbakanlık olmak üzere İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Mahkemeler, Savcılıklar, Valilikler, Belediyeler, tüm ilgili kurumlar tarafından;  Kadınlara yönelik her türlü şiddet, baskı ve ayırımcılığın önüne geçmek ve kadınların yaşam hakkını garanti altına almak için gerekli tüm adımlar atılmalıdır.  “Toplumsal Cinsiyet” kavramının toplumun her kesiminde içselleştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

Kadın cinayetlerinin sona ermesi için acil eylem planı kadın örgütleriyle birlikte hazırlanarak uygulanmaya konmalıdır.  İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun etkin bir şekilde uygulanmalıdır. 

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde “Toplumsal Cinsiyet” dersleri anaokulundan itibaren eğitim müfredatına seviye seviye entegre edilmelidir.

Kadın cinayetlerinde ‘’haksız tahrik indirimi’’ uygulamasına son verilmelidir.  Şiddet gören kadın karakol, adliye, jandarmaya başvurduysa yasal haklarını kullanması sağlanmalı, özel önlemler alınarak koruma altına alınmalı, evine yollanmamalıdır.

Tüm bu önlemler acilen uygulanmalıdır. Biz kadınlar bu ülkede eşit, özgür, mutlu ve huzurlu yaşamak istiyoruz. Bunun için de devletten; Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda gereğini yapmasını, kadın cinayetlerinde başkaca hiçbir hususa bakılmaksızın Türk Ceza Kanunu’nun 82.maddesinde öngörülen “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasının uygulanmasının zorunlu hale getirilmesini, hakimlerin kadın cinayeti faili sanıklara “takım elbise giydiği, pişman olduğunu söylediği, haksız tahrik iddiasında bulunduğu” durumlarda iyi hal veya haksız tahrik indirimi yapmalarının önüne geçilmesini,

Kadın cinayeti sanıklarına verilen cezaların genel veya özel af kapsamı dışında bırakılmasını istiyor ve tüm toplumu kadın cinayetleri konusunda duyarlı olmaya ve bu cinayetlere dur demeye çağırıyoruz. Biz TMMOB’li Kadınlar, eşitliğin, özgürlüğün, barışın, kardeşliğin hüküm sürdüğü başka bir dünyanın mümkün olduğu bilinciyle; kadın bedeni ve yaşamı üzerinde artan baskılara karşı direnmeye; ölümün karşısında yaşamı savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz.

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI! YAŞASIN TMMOB KADIN ÖRGÜTLÜLÜĞÜ TMMOB TRABZON

Kadın Komisyonu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.