En Son Dakka - Haberin Dakika Daika Mekezi - 16 Temmuz 2019, Salı

Binali Yıldırım; ”Oylar sandıkta iç edilmiştir”

16 Nisan 2019
9 kez görüntülendi

Binali Yıldırım; ”Oylar sandıkta iç edilmiştir”

AK Parti Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım basın mensuplarının sorularını yanladı. Binali Yıldırım”Dünyaya ülkemizi şikayet etmek uygun değildir. Ben değerli rakibim sayın İmamoğlu’nu bu gibi tecrübesiz davranışlardan uzak durmasını tavsiye ediyorum.” diye konuştu. Yargı sürecinin devam ettiğini söyleyen Yıldırım, “Oylar sandıkta iç edilmiştir, bu kadar açıktır. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır” dedi.

 
Cumhur İttifakı’nın AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, açıklama yapıyor.

Yıldırım’ın seçim sonuçlarına ilişkin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“CHP adayı rakam vererek kazandığını ilan etti. 29 bin oy farkı ile. Biz de aynı gece 23.25’te eldeki bilgilere göre kazandığımızı söyledik. YSK Başkanı Sadi Bey bir açıklama yaptı, 27 bin 880 oyla İmamoğlu’nun önde olduğunu ifade etti. İlk bilgilerle beraber seçim esnasında seçim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anormallikler, şaibe ve yolsuzluklar gündeme geldi.”

“SEÇİMLERİ İKİYE AYIRMAK LAZIM”

Seçimleri ikiye ayırmak lazım. İdari işler ve seçim sonuçlarına göre itirazların değerlendirildiği yargısal süreç. Şu anda yargısal süreç devam ediyor. Çeşitli yerlerde itirazlarda bulunuldu. Örneğin, 2014 seçimlerinde AK Parti 84 itiraz yapmış. 77’si ret, 7’si kabul. CHP 45 itiraz 4 kabul 41 ret. Toplamda 191 itiraz 19’u kabul edilmiş 172’si reddedilmiş. 2019 seçimlerinde ise toplam 522 itiraz 485’i ret 13’ü kabul edilmiş 24’ü de kısmen kabul edilmiş. Herkes itiraz hakkını kullanmış ve kullanmaya devam ediyor.”

“RAKAM 12 BİN SEVİYESİNE ÇEKİLMİŞTİR”

Bu itiraz süreci seçim kültürümüzde her zaman olmuştur. İlk itiraz 1946’da olmuştur. Bu yarı serbest seçimdir. Bu itirazı da CHP yapmıştır. İtiraz kültürü CHP’ye yabancı değildir. 2014’te de CHP Ankara seçimlerini AYM ve AİHM’e dahi götürmüştür. Biz milli iradenin sandıkta iç edilmesinin önüne geçilmesine çalışıyoruz. Başta 29 bin olarak açıklanan rakam 12 bin seviyesine çekilmiştir.”

“OYLARIMIZ SANDIKTA İÇ EDİLDİ”

Bu oylar sandıkta iç edildi, bu kadar açık. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Bugüne kadar oyların yüzde 10’u sayılabilmiştir. Oyların tamamı sayılsaydı, CHP rıza gösterseydi seçimin sonucu böyle olmayacaktı. Seçimin bu şekile dönüşmüş olması tatsız bir şey. İstanbul gibi memleket büyüklüğünde şehri yönetecek başkanın şaibeler ve sakatlanmış bir seçim sonucuyla başkan olması hoş değil. Başkanın güçlü şekilde göre yapması ve hizmetleri yerine getirmesi bütün İstanbuluların arzusudur.”

“YSK SEÇİMİN PATRONUDUR”
Biz başından beri hukuk vurgusu yapıyoruz. İşleyen süreç bundan ibarettir. YSK işin sahibi ve patronudur. Seçimle ilgil itirazları YSK yönetmektedir. Neticede bir sona yaklaşmış bulunuyoruz. Maltepe’deki sayım da tamamlandığında bu süreç bitmiş olacak. YSK bir karara varmış olacaktır.

“HAKİMLER HUKUKA GÖRE KARAR VERİR”

Ben bu noktada şunu anlayabilmiş değilim. Tahammülsüzlük var ortada. Seçimi kazandık, mazbatayı verin… Bunun kararını sen mi vereceksin. Seçimin kazanıldığının kararını veren YSK’dır. Bugün böyle verilmiş bir karar var mıdır? Belediye başkanıyım diye kart bastırıp Anıtkabir’e bu ünvanla imza atarsan, miting yaparsan YSK’nın vereceği kararı etkilemekten başka ne yaparsın. Hukuk devletinde baskılarla hakimleri karar vericileri etkilemek mümkün değildir. Hakimler hukuka göre karar verir Hakimler kararlarıyla konuşur. Dolayısıyla hepimize düşen sonucu sükunetle beklemektir. Dış ülkelere mesajlar göndermek, dış ülkelerden Türkiye’ye baskı yapmasını sağlamak, bunlar bizim milletimizin canını sıkmaktadır.

İMAMOĞLU’NA YSK’NIN VERECEĞİ KARARI BEKLEMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM

Ve dünyaya Türkiye’yi bu konuda şikayet etmek, Türk hukuk sistemine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ben Sayın İmamoğlu’nu, değerli rakibimi, bu gibi tecrübesiz davranışlara son vermesini ve sükunetle YSK’nın vereceği kararı beklemesini bir kez daha tavsiye ediyorum.”

“BÜYÜKÇEKMECE AÇIKLAMASI “

Binali Yıldırım’ın Büyükçekmece’de sahte seçmen iddialarıyla ilgili AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler’e söz verdi. Güler’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Büyükçekmece ilçemizdeki tüm seçimlerin, hem büyükşehir seçimleri, hem belediye başkanlığı seçimlerin 298 sayılı seçim kanunu içerisinde iptali ve yenilenmesi talepli şu anda YSK’nın gündeminde bulunuyor. talep dilekçesinde neler var? Öncelikli olarak Büyükçekmecemizdeki kamuoyunun gündemine giren husus, usulsüz ve sahte seçmen işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması.

1 Ocak itibariyle başlayan seçim takvimiyle 57 milyon 89 bin olarak kesinleşmiş seçmen listesinin, oradaki Büyükçekmece’de askıya çıkan seçmen listeleri; incelemeler sonrasında toplamda 717 seçmenin usulsüz bir şekilde Büyükçekmece seçmen listesinde yer aldığı tespiti yapılmış ve bu seçmenler YSK tarafından dondurulmuştur.

“7 BİNE YAKIN İŞLEM VAR”

Yapılan soruşturma neticesinde bu işlere karışan 12 şüpheli hakkında işlem yapılmış, iki tanesi tutuklanmıştır. Bu iki kişi kimdir? Kaymakamlığın oluru ile Büyükçekmece Nüfus Müdürlüğü’nde göreve başlamasıyla o hususlar meydana gelmeye başlamıştır. En son aldığımız bilgiler, kendisinin şifresiyle 7 bin 853 işlem karşısında 24 Haziran seçimlerinde seçmen listesinde yer alan 3 bin 55 kişinin seçmen statüsünün düşürüldüğü; aynı zamanda da yine Büyükçekmece’de oturmadığı halde Büyükçekmece’de sahte numaratajlar vermek suretiyle, arsaların, inşaatı devam eden binaların, bina içinde mesken oluşturma şekliyle yaklaşık 7 bine yakın işlemin de gerçekleştirilmiş olduğu ortaya çıkmış durumda.

Şimdi biz Büyükçekmece’de 130’uncu maddeye dayanarak yapılan bu itirazımız; ilçe birleştirme tutanakları başladıktan sonra bugüne kadar kesinleşmiş olsa bile seçimlerin sonuçlarını doğrudan etkileyen müessir olayların veya hallerin yaşanması halinde ilgili itirazcıya 130’uncu madde olağanüstü itiraz yoluyla seçimlerin iptali ve yenilenmesi hakkını tanıyor.

Seçim sonuçlarına baktığımızda 4 bin 200 gibi farkla CHP adayı kazanmış gibi görünüyor. Ancak yapılacak işlemlerin sonrasında Büyükçekmece seçmen listesinde seçmen tarafından tanınması mümkün olmayan, yaklaşık 11 bin kişinin lisitede yer alması mümkün değil. Şu anda itirazlar kabul edilmiş durumda. Sahtecilik, gerek savcılık soruşturmasında gerekse mülkiye başmüfettişin yaptığı soruşturmada yer alıyor.

“HUKUKEN GEÇERLİLİĞİ OLMAZ”

Şimdi siz usulsüz ve sahte olarak, adrese dayalı kayıt sisteminde yer almaması gereken kişileri, Büyükçekmece’de yer aldırarak seçmen vasfını yer aldınız. Bu kişilerin oy kullandığı ortaya çıkar ise, bu olay tamamen sandık sonuçlarını doğrudan etkileyen usulsüz bir olaydır ve haldir. Şu anda Büyükçekmece’mizin itiraz konusu ana başlığından birisi bu. Malumunuz yetkisi olmayan usule uygun düzenlenmemiş bir kurulun yaptığı işlemlerin hukuken bir geçerliliği olmaz. Bölgede asker kişilerin kısıtlı değişmiz kişilerin de Büyükçekmece seçmen listesinde yer aldığını itiraz dosyamızda arz ettik. YSK bu iddiaları araştıracak ve gerekli kararı verecektir.”

BU SAHTEKARLIK

Büyükçekmece olayında deniliyor ki ‘Seçmen naklini herkes yapıyor, siz de yaptınız’…Bu sahtekarlık. Kendi iradenizle seçmen nakli yapmıyorsunuz. Bilgisayarın başında belediyeden aldığınız numaratajı kullanarak oturduğunuz yerde bu seçmen girişlerini yapıyorsunuz. Ne kadar hazin bir durum ki MHP İlçe Başkanı evine 6 tane seçmen yazılmış haberi yok. Kepazeliğin geldiği boyutu görüyorsunuz. Bu arkadaş kim? CHP’li, belediyeden nüfusa geçici görevlendirilen biri. Bu iş 1 sene önceden planlanmış. Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz. Sahtekarlık başta yapılmışsa sonuna kadar da devam eder. Bu seçimlerin bu hale gelmesini körükleyen rakip adaydır. Yoksa bu itiraz süreçleri her dönemde olmuş ve sükûnet içinde değerlendirilip karar bağlanmıştır. Mansur Yavaş soyadı gibi yavaş hareket etmiş, bütün süreçlerin tamamlanmasını beklemiş ve kendisine belediye başkanı olduğuna dair belge verilmiş ondan sonra Anıtkabir’e gitmiş ve görevine başlamış. Ben tebrik ediyorum. Sorumluluk taşıma bu.Keşke Sayın İmamoğlu da bunu yapsaydı. Tribün tribün dolaşacağına sakin oturup benim gibi sonuçları bekleseydi. Bu benim ikinci toplantım.

MURDAR OLMUŞ BİR SEÇİMDİR

Bu seçim başlı başına murdar olmuş bir seçimdir. Murdar etin de kavurması olmaz.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.